Gerçek
Bir Dinin Vasıfları ve Yararları
3- Gerçek bir dinin belirgin vasıfları, kendini diğer
dinlerden seçkin kılan özel nitelikleri pek çoktur. Özetle diyebiliriz ki,
gerçek din insanlara yalnız bir Allah'ın varlığını bildirir, yalnız bir
Allah'a ibadet edilmesini emreder, bütün kainatın Allah'dan başka yaratıcısı
bulunmadığını haber verir. Bütün peygamberlere ve bütün semavî
kitablara ayırım yapmaksızın inanılmasını ister. Sonsuz olan bir ahiret
hayatının varlığını anlatır. İnsanları bir düzen içinde birleştirir
ve aralarında bir kardeşlik meydana getirir. İnsanların yaratılışında eşitlik
bulunduğunu gösterir. Allah katında üstünlüğün takva ve güzel ahlakla
olduğunu öğütler. Her yönü ile akla ve hikmete uygun bulunur, insanların
kurtuluşuna ve mutluluğuna vesile olur.
İşte bütün bu niteliklere sahib olan din, bugün yeryüzünde
var olan ve kıyamete kadar devam edecek olan yalnız İslam dinidir.
4- Hak dinin yararlarına gelince:Bu yararlar çoktur ve pek
önemlidir. Böyle bir din sayesinde insanların kazanacakları yararları ve
mutlu halleri anlatmaya hiç bir kalem yeterli değildir. Şu kadarını
bildirelim ki, insan hak bir din sayesinde ne için yaratıldığını öğrenir,
kendisini yaratıp büyüten, sayısız nimetlere eriştiren mukaddes kutsal
mabudunu tanır. Allah'ın seçkin kulları olan Peygamberlerin varlığına
inanır ve onların güzel huyları ile hayatını aydınlatmaya çalışır. Böylece
insanlığa yaraşır bir yaşayışla yaşar ve ölünce de sonsuz bir mutluluğa
kavuşur.
Şunu da arz edelim ki, gerçek bir din, insana güç verir,
onu hayata hazırlar, onu en düşünceli ve en üzüntülü günlerinde teselli
eder. Böylece insanın gelecekteki hayatını korumuş olur.
Düşününce şu gerçeği anlarız: İnsan bu dünya hayatında
yaratıklardan bir yaratıktır. İnsan bu alemdeki yaratıkların yanında bir
zerre mikdarıdır. Birçok ihtiyaçlar içinde çırpınmaktadır. Mevcut
alemin bir takım kuvvetleri karşısında pek aciz bir durumdadır. Sonra da,
daha açılmadan solan çiçekler gibi bütün varlığını kaybederek ölüp
gitmektedir. O halde insanlık bu ölümlü hayattan ibaret olsa, insanlar kadar
durumlarına acınacak bir yaratık olamazdı.
O halde bu maddî ve ölümlü hayat bakımından insanın yaşantısı
tam bir huzur ve bahtiyarlık içinde olamaz. Fakat diğer bir yönden insan çok
bahtiyar ve pek mutludur. Çünkü gerçek dine sarıldıkça, insan kalben
huzur içinde olur. Sonsuz bir mutluluğa erişme hazırlığındadır. Bu geçici
hayatın sona ermesi, kendisini hiç bir tasaya düşürmez. Böyle bir insan,
ebedî bir varlığın kendisini rahmeti ile koruyacağından emindir. Hiç bir
zaman kaybolmayacak olan bir hayata kavuşmakla mutlu olacağına inanmıştır.
İşte bütün bunlar, gerçek bir dinin insanlık alemine
kazandıracağı yararların bir kısmıdır.
İnsan, ancak böyle bir din sayesinde hayatını kanaat üzere
düzenler, büyük yaratıcısına seve seve ibadette bulunur, hakları gözetir,
ebedî olan cennet mükafatına kavuşma isteği ile dindaşlarına ve bütün
insanların hidayete ermelerine hizmet etmek ister. Böylece cemiyetin çok kıymetli
bir organı olur.
Sonuç: İnsanlığa bu yüksek ruhu veren, bu güzel yaşayış
şeklini öğreten, gerçek dinden başkası olamaz.