ÖNSÖZ

Esasında bu önsözde söylenebilecek pek bir şey yoktur. Bir mü'min için, Allah'ın:

"Allah ve Resulü herhangi bir hususta hüküm verdiği zaman mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının işlerinde başka bir yol seçmeye haklan yoktur." buyruğunu duymasıdan sonra başka hiç bir araştırmaya girmesi gerekmez.

Bundan sonra onun işi dinlemek ve itaat etmektir. Allah'ın emirlerini öğrenmek ve gereğince amel etmektir.

Fakat ne yazık ki, çağımızda müslüman, iman noktasından yara almış, inancında zaafa düşmüştür.

Kelime-i şahadet dillerde dolaşan klasik bir kelime olmuş, o sözü dillerinden düşürmeyenler, bu sözü söylemelerinin neyi gerektirdiğini bilemez olmuşlardır.

Öte yandan dinin gayeleri, avam ve havas nezdinde saptırılmış, onların nazarında Hz. Allah, haşa hiç bir işe karışmayan bir zahid gibi dünya işlerinden uzaklaştırılmış, siyasi ve maddi kudret sahipleri fravunlar ve karunlar gibi ululanmağa, onlara dokunulmazlıklar verilmeğe başlanmıştır.

Halbuki İslâm katiyetle böyle değildir.

İşte bu kitap, cehaletleri ve imandaki zaafları sebebiyle İslâm'ın adı altında yeniden icad edilen çağdaş tağuti dine inanan zavallı insanımızı uyarmak, İslâm'ı gülünç ve saçma bir saplantı olarak göstermek isteyenlerin gülünçlük ve saçmalıklarını ortaya sermek için kaleme alınmıştır.

Saçmanın saçmalığını isbatlamak için, illa da kati delillere dayanmaya gerek yoktur, ister imanlı olsun, ister imansız olsun her insan küçük bir muhakemeyle onun saçmalığını anlayabilir.

Hedefimiz, kadın mevzuunda da böylesine kolay bir muhakemeyle anlaşılacak basit gerçeklere işaret etmektir.

Yer yer bazı ayet ve hadisleri delil olarak kullanmamız ise sadece, iman etmiş kişilerin; bilgisiz cahillerin, islâm hakkındaki mesnetsiz iftiralarına ve bu dine yanlış hükümler izafe etmelerine aldanmamaları içindir.

Bu dinin kanun koyucusu Hz. Allah'dır.

Bu dinin hükümlerinden bir hükmü değiştirmek isteyen, onu laf kalabalığına getirerek çarptırmaya çalışan veya kudretine güvenerek insanları kendi dilediği şekilde inanmaya zorlayan bir kişi kendi ilahlığını ilan ediyor ve Allah'a savaş açıyor demektir.

Müslümaların böyle bir kişiden alacakları hiç bir şey yoktur.

Müslüman-erkekler ve müslüman kadınlar ancak Rableri ve onun temiz elçisini tanırlar. Sadece onun emirlerine ve hükümlerine tabi olurlar.

Onlar birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar.

Aklına birçok vesveseler ve şüpheler sokmak suretiyle, benim bacımın İslâmî şahsiyetini soyup almak, onun islâm'ın yücelttiği üstün makamdan alaşağı etmek isteyen kafirler bacımın tavizsiz tavrını ve mümin erkeklerin göğüslerini karşılarında bularak pek kısa zamanda hüsrana uğrayacaklardır.