Esasında bu önsözde söylenebilecek pek bir şey yoktur.
Bir mü'min için, Allah'ın:
"Allah ve Resulü herhangi bir hususta hüküm verdiği
zaman mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının
işlerinde başka bir yol seçmeye haklan yoktur." buyruğunu
duymasıdan sonra başka hiç bir araştırmaya girmesi
gerekmez.
Bundan sonra onun işi dinlemek ve itaat etmektir. Allah'ın
emirlerini öğrenmek ve gereğince amel etmektir.
Fakat ne yazık ki, çağımızda müslüman, iman
noktasından yara almış, inancında zaafa düşmüştür.
Kelime-i şahadet dillerde dolaşan klasik bir kelime
olmuş, o sözü dillerinden düşürmeyenler, bu sözü
söylemelerinin neyi gerektirdiğini bilemez olmuşlardır.
Öte yandan dinin gayeleri, avam ve havas nezdinde saptırılmış,
onların nazarında Hz. Allah, haşa hiç bir işe
karışmayan bir zahid gibi dünya işlerinden
uzaklaştırılmış, siyasi ve maddi kudret
sahipleri fravunlar ve karunlar gibi ululanmağa, onlara
dokunulmazlıklar verilmeğe başlanmıştır.
Halbuki İslâm katiyetle böyle değildir.
İşte bu kitap, cehaletleri ve imandaki zaafları
sebebiyle İslâm'ın adı altında yeniden icad edilen
çağdaş tağuti dine inanan zavallı
insanımızı uyarmak, İslâm'ı gülünç ve
saçma bir saplantı olarak göstermek isteyenlerin gülünçlük ve
saçmalıklarını ortaya sermek için kaleme alınmıştır.
Saçmanın saçmalığını isbatlamak için,
illa da kati delillere dayanmaya gerek yoktur, ister imanlı olsun,
ister imansız olsun her insan küçük bir muhakemeyle onun saçmalığını
anlayabilir.
Hedefimiz, kadın mevzuunda da böylesine kolay bir muhakemeyle
anlaşılacak basit gerçeklere işaret etmektir.
Yer yer bazı ayet ve hadisleri delil olarak kullanmamız ise
sadece, iman etmiş kişilerin; bilgisiz cahillerin, islâm hakkındaki
mesnetsiz iftiralarına ve bu dine yanlış hükümler izafe
etmelerine aldanmamaları içindir.
Bu dinin kanun koyucusu Hz. Allah'dır.
Bu dinin hükümlerinden bir hükmü değiştirmek isteyen,
onu laf kalabalığına getirerek çarptırmaya çalışan
veya kudretine güvenerek insanları kendi dilediği
şekilde inanmaya zorlayan bir kişi kendi
ilahlığını ilan ediyor ve Allah'a savaş açıyor
demektir.
Müslümaların böyle bir kişiden alacakları hiç bir
şey yoktur.
Müslüman-erkekler ve müslüman kadınlar ancak Rableri ve
onun temiz elçisini tanırlar. Sadece onun emirlerine ve hükümlerine
tabi olurlar.
Onlar birbirlerinin dostları ve
yardımcılarıdırlar.
Aklına birçok vesveseler ve şüpheler sokmak suretiyle,
benim bacımın İslâmî şahsiyetini soyup almak, onun
islâm'ın yücelttiği üstün makamdan alaşağı
etmek isteyen kafirler bacımın tavizsiz tavrını ve mümin
erkeklerin göğüslerini karşılarında bularak pek
kısa zamanda hüsrana uğrayacaklardır.