İslam devletlerinin tarihe gömülmesinden sonra
müslümanlar üzerine oynanan oyunlar git gide hızlanmaya
başladı. Önce inançları saptırılmaya çalışıldı.
Nesiller toptan dinsiz olarak yetiştirilmeye başlandı.
Fakat her şeye rağmen Allahü Teala yardımım müslümanların
üzerinden tamamıyla çekmemişti. Kafirlerin bütün
güçlerini harcayıp bir nesli dinsizleştirmesinin
ardından yeni nesil yine İslâm ruhuyla doğuyordu.
Kartalların kanatlarının yolunması doğacak
neslin kartal olmasını engelleyemiyordu.
Bunun üzerine haçlılar İslâm'ı yok etmek için
tek yolun müslümanların köküne kibrit suyu ekilmesi olduğuna
karar verdiler. Böylece tarihte eşine az rastlanır
vahşi bir kıyıma başlandı.
Müslüman analara kendi çocukları kendi elleriyle
katlettiriliyordu. Haçlılar fravunlardan daha becerikle çıkmış,
müslümanlarsa o zamanın yahudilerinden daha da süfİileşmişlerdi.
Çocuğunu eliyle öldüren kadın bu
yaptığının kendisi, ailesi ve toplumu için daha
hayırlı olduğuna inandırılmış bu
korkunç cinayeti kalbi ürpermeden işliyordu.
İşte nüfus planlaması bu vahşi cinayetlerin
maskesiydi.
Fakat fravun kudreti nasıl Hz. Musa'yı öldürmeye
yetmediyse, çağdaş fravunların kudreti de müslümanların
soyunu kesmeye ve yeni doğacak uyanış neslini yok
etmeye yetmedi. Müslümanlar düşmanlarının
programlarını anlamakta gecikmediler.
Acaba neydi, müslümana bu adi katilliğini insanlık