Şurası unutulmamalıdır ki, benim bacım,
paha biçilmez değerdeki varlığını,
şeytani gözlerin iğrenç bakışlarından
korumak için giyindiği simsiyah çarşafıyla, imanla
atan kalbiyle, irfanla çalışan aklıyla ve tavizsiz
vakur karakteriyle eşsiz bir âbidedir.
Arkasına sığındığı örtü onun
esaret zinciri değil, hürriyet belgesidir.
Evinde oturup sokaklara çıkmaması, açılıp
saçılmaması onun kokuşmuşluğuna değil,
korunmuşluğuna, asaletine ve temizliğne delalettir.
Kocasının getirdiği parayı yemesi, onun
kapıdan karşılayıp güleryüzle içeri alması
ekonomik bir zillet değil bilakis, ideal işbölümünün
gereklerini yerine getirmesidir.
O, alacağı bir kaç kuruş için, yolda, otobüste
perişan olan; işyerinde ezilen, bazan da süflîleşen
çağdaş kadından çok daha farklıdır.
Onun oturuşu miskince bir bekleyiş değil büyük
bir istikbale hazırlanıştır.
Geleceğin mücahid erlerine ana olma istikbaline.
O, Rabb'inin kendisine v